İçeriğe geç

Ocak içerisine kömür nasıl atılmalı ?

Ocak İçerisine Kömür Nasıl Atılmalı? Bir Kayseri Kışı Hikayesi

Bir Kış Akşamı, Gözlerimdeki Sıcaklık

Kayseri’deki kışlar, adeta bir öykü gibi gelir bana. Her biri farklı bir duygu, farklı bir anı bırakır. Bu şehri sevmenin en büyük sebebidir belki de kış mevsimi. Kayseri’nin o soğuk sokaklarında yürürken, sokak lambalarının altında sararmış kar tanelerinin parıldayışını seyrederken, aklıma her zaman o eski ocağımız gelir. Ne de olsa, ocak içerisine kömür atmanın ne demek olduğunu ben küçük yaşlardan beri çok iyi bilirim.

Bunun, bir ritüel gibi olduğunu anlamam da çok uzun sürmemişti. Küçükken, annem bana sürekli olarak ocak içerisine kömür atmanın ince bir iş olduğunu söylerdi. Ama ben, o zamanlar sadece annemin neden bu kadar dikkatli ve sabırlı olduğunu merak ederdim. O kadar çok şey vardı ki hayatta, o kadar çok oyun ve eğlence vardı ki, ocağa kömür atma meselesi bana basit bir iş gibi gelirdi. Oysa bu basit iş, yıllar sonra bana büyük bir anlam kazandıracaktı.

Ocağın Başında, Karanlıkta Bir Işık

Bir gün, tam da kışın en soğuk zamanlarından birinde, evde yalnızdım. Havanın dışarıda nasıl fırtınalar kopardığını duydum, kar tanelerinin ardı arkası kesilmiyordu. Ocakta az bir kömür kalmıştı. Aniden içimden bir şey yapmam gerektiği hissine kapıldım. Kendimi mutfakta buldum, elime kömür torbasını aldım ve odama doğru yola koyuldum.

Bunu yapmak, tuhaf bir şekilde beni hem huzurlu hem de yalnız hissettirdi. Ocağın kapağını kaldırıp, ellerimle kömürleri tek tek içeri yerleştirirken, bir yandan da her bir kömürün nasıl yerleştiğini izledim. İlk defa o kadar dikkatliydim. Her kömürün yerine düşüşü, orada bir ısı biriktirmeye başlaması, bana hayatın bir ritüel olduğunu hatırlatıyordu. Ocağa kömür atmak, dışarıdaki soğukla mücadele etmenin, evdeki huzuru ve sıcaklığı korumanın bir yolu gibiydi.

Bir Çocuk Gibi

Kömürleri tek tek ocağa yerleştirirken, sanki o eski günlere geri dönüyordum. Küçükken annem, bu işin tam anlamıyla nasıl yapılacağını bana öğretmişti. “Kömürü dikkatlice at, yerleştirdiğin her parçanın doğru yerde olmasına dikkat et,” demişti. O an annemin sesini ve sıcaklığını, Kayseri’nin karanlık sokaklarından, evin içindeki sıcak ışıklara kadar her şeyin akışını hissedebiliyordum. Gözlerim doldu, ama bunu kimseye göstermem gerektiğini düşündüm.

Kömürlerin ocağa düşüşüyle birlikte, bir ısının yayılmaya başlaması, biraz olsun içimi ısıttı. Sanki zamanın durduğu bir anda, bir şeyin daha yerine oturduğunu, evin içinde bir şeylerin doğru yapıldığını hissettim. Anladım ki, ocak içerisine kömür atmak sadece bir fiziksel eylem değil; aynı zamanda bir duygusal bağlantıydı.

Üzerine Kapanan Kar, İçimdeki Isı

Ocak içerisine kömür atmanın, bana bir şeyler öğrettiği bir anı hatırlıyorum. O gece, annemden öğrendiğim o eski yöntemle kömürleri yerleştirip, ocağın kapağını kapattım. Havanın karardığı o an, evin içindeki ışıklar dışarıdaki karla birleşti. Her şey, dışarıdaki o soğukla yarışan sıcaklıkla doluyordu. O gece sabaha kadar, odadaki sıcaklık bana eski hatıraları getirdi.

Ocak içerisine kömür atarken, sanki tüm kaygılarım biraz olsun gitmişti. Bir şeyin doğru yapıldığını bilmek, hayatın karmaşasında bir düzen oluşturmak gibi bir şeydi. O kadar basit, ama o kadar önemli bir şeydi ki bu. Ve belki de gerçek huzur, bu küçük işlerin doğru yapıldığı anlarda saklıydı.

Son Söz: Bir Kömür Parçası Kadar Isınmak

Ocak içerisine kömür atmak, hayatın basit ama derin bir öğretiye dönüşebileceği bir eylemdi. Birbirinden farklı küçük kömür parçaları, ocağın içinde birleşip büyük bir sıcaklık oluşturuyordu. Tıpkı hayatta da, küçük ama doğru adımların birleştirilerek büyük bir anlam oluşturması gibi.

Kayseri’nin soğuk kışında, her zaman hatırlayacağım bir şey varsa, o da ocak içerisine kömür atmanın, benim için bir ritüel değil, hayatı daha anlamlı kılmanın bir yolu olduğuydu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasinogir.net